fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2009 Cuma

YENİ YIL YENİ MODA

Yeni bir yıla girerken herkeste farklı telaşlar ve heyecanlar söz konusu olur. En çokta mağaza vitrinleri bu heyecanların parçasını oluşturur. Her yer yeni yıl edasıyla süslenir ve kıyafetlerde de kırmızı hâkimdir. Bu yılbaşı gününün ve gecesinin vazgeçilmezidir. Peki, bizi artık güzel bir yaz ayıda bekliyor.

Şunun şurasında, 1-2 ay sonra, vitrinlerden kışlıklar inip yazlık sezon ürünleri süsleyecek mağaza vitrinlerini. Bu kış sezonu artık bitti. 2009 yazına bizi neler mi bekliyor. Alın size yeni bir yıla girmeden önce 2009 yaz sezonuna ait şimdiden birkaç ipucu. Yeni yılın ilk moda tüyolarını veriyorum size. J 2009 yazın trendleri !…

Gittiğim İTKİB seminer notlarındaki dökümlerime göre ;



Bayan giyiminde; Balon etekler, trençkotlar, hafif bluzlar, büyük kabarık kelebek kollar, volanlı cepler, degaje yakalar, baby doll görüntüler, taftadan küçük ceketler, diz altında biten şifon, polyester, saten elbiseler, grafik desenli elbiseler, feminen tarzı elbiseler, etekler daha rahat bel bol , cepli ceketler, etek kısmında rölyefler, streç, organik kumaştan pantolon, türk şalvarları, jarseleri cepler bol, timsah- piton desenleri, diz altında biten şalvarlar, eteklerde havuç modelleri, düğmelerde tam belde. Kapüşonlu pardösüler, tayyör ve pantolon-ceket takımlar geri dönüyor.

Denim de ise bayan trendleri şöyle ; gri-beyaz- bej kotlar.. minimal kesimler, şalvar kesimli pantolonlar, kapriler baldırda bitiyor 80’ ler deki gibi, havuç paçalı denimler ön planda: belde geniş aşağıda dar, patchwork’ler ve yamalar geri dönüyor ve pantolonda olduğu kadar elbise, etek ve şortlarda da aynı hava hakim. Beyaz kot ceketler, geniş avaze denimler, lale şeklindeki kesimli denim pantolonlar, denim streç etekler ve bermudalar…

Erkek giyiminde; Çift düğmeli blazer tarzı ceketler, bermudalar (rahat ve spor) uzun gömlekler (ipek, ipek-pamuklu, poplin) yakasız gömlekler, yakada minimal kesimler, safari modeli, geniş, kemerli ceketler, ceket içine giyilen safari gömlekler, askeri ama şık bir hava, maxi sock (uzun çoraplar) deri ceketlerde kapaklı cepler, karamel renkli pantolonlar, polo tişörtlerde kırışık modeller ve yamalama tekniği olacak, Afrika stili polo yaka rahat tişörtler, saten koton ceket altına jogging pantolonu giyiliyor, rahat bol pantolonlarla şık ceketlerin karışımı, eşofman tarzı kotlar, kemerler renk ve madde olarak plastik tercih edilecek.

Erkek denimi trendleri; Şehirli, şık jean pantolonlar, denim gömlekler erkeklerde tekrar geri dönüyor. Japon modeli denimler, ağları çok aşağıda, 5 cepli yıkanmış görüntülü denim pantolonlar, kabile şıklığı ve şalvar kesimler erkeklerde de var. Yıpranmış ve beyazlatılmış kotlar, bol kesim modeller hakim. Rockn’roll tarzı ve eşofman tarzı onun rahatlığında blucinler mevcut.

Ve erkek ve bayan giyiminde kullanılacak renkler; beyazlatılmış pudra renkleri, griler ve beyazlar, toprak ve çöl renkleri, ahşap sarısı, solgun yeşiller, lavantaya karıştırılmış maviler, mor, zeytin yeşili, turuncu, amber rengi, petrol yeşili, çamur rengi genelde safari modellerinde kullanılıyor. 2009 yazında solgun tonlar moda olacak, parlaklığını biraz yitirmiş rafine tonlar hakim…

Aksesuarlara gelince; Lüks, küçük sanat eseri gibi çantalar çok konuşulacak. Bu yaz sezonunda şapka ve çantalar arasında uyum çok önemli. Stil ve tasarım açısından komik espirili aksesuarlar. Spor biçimler söz konusu olacak aynı zamanda da estetik ve şık görünümler mevcut. Eskiden çanta ayakkabı ile uyumluydu şimdi ise çanta elbise ile, kemerle, fularla uyumlu olacak. 70’lerin keskin şıklığı söz konusu. Ayakkabılarda rahat ve spor tarz, kesimlerde ve üretimde geleneksel malzemeler kullanılıyor. İşlemeli ve kabartmalı ayakkabılar bayan modellerinde fazlasıyla görülecek. Terlikler değil de artık kısa önü açık yaza uygun botlar ve ayakkabılar daha fazla kullanılacak. Vintaj tarzı çantalar, rahat- renkli spor kıyafetlere uygun Çingenelerden gelen gündelik, eksantirik, kişisel- şık çanta, ayakkabılar, takılar ve fularlar bu yaza damgasını vuruyor.

Artık sizi de bu yeni yılın yazına ait moda çılgınlığı ve alışveriş tutkusu bekliyor. 1-2 ay sonra mağazalarda yerini alacak olan kıyafet ve aksesuarlardan şimdiden haberiniz oldu, artık bu trendlere göre gardırobunuzu yenileme vakti geldi.

Herkse mutlu, sevgi ve moda dolu bir yıl dileği ile !...




19 Kasım 2008 Çarşamba

2009 İLKBAHAR - YAZ AKSESUARLARINDA MODA TRENDLERİ

ARS-ARPEL AYAKKABI – DERİ – HAZIR GİYİM – ÇANTA

Yeni sezonda çantalar bir üründen çok bir sanat eseri muamelesi görecek. Lüks küçük sanat eseri gibi çantalar olacak. Şapka ve çantalar arasında uyum aranacak. Bireysellik ve teknoloji çantalarda çok önemli, deriyle sanki deri değilmiş gibi bir efekt yaratılacak, kadın ve erkekte çok yönlülüğ ortaya koyan tasarımlar stil ve tasarım açısından ilginç, komik şeyler söyleyen tasarımlar yer alıyor. Çanta ve kemerde kahverengi ve mavinin birlikteliği, 2009 sezonunda spor biçimler söz konusu ama aynı zamanda estetik ve şık. Eskiden çanta ayakkabı ile uyumluydu, şimdi çanta elbiseyle, kemerle ve fularla uyumlu olacak.



. Kemerin önemi ve dar kesimlerinin zarafeti.
. Kemer ve çantalarda Mikro ve Makro tarzlarda eksantrik ayrıntılar.

. Kesim işçiliği ve Makro danteller ve diğer süslemeler, ayakkabı çanta ve giyeceklerde yeni, trendler yaratıyor.

. Minimalizm ve yalınlık ironi ve kesim biçimler, malzeme renk ile renk biçimle biçimleniyor. Ve ortaya fantastik şık minimalist ve karmaşık görüntüler çıkıyor.
. 70’ lerin keskin şıklığı…



. Klasik materyaller (metalik sürüngen renkler) karmaşık yüzeylere sahip materyaller (üçgen, daire, kare ve çizgisel dokumaları olan kumaşlar )


. Yeni jenerasyon ayakkabı modellerli rahat ve spor tarz, kesimler ve üretimler geleneksel malzemelerden…

. Maskülen, devrik yakalı, kısa, hiper- feminen ceket.

. 2009 bahar ve yazında işlenmiş yüzeylere sahip kompleks materyaller, kabartmalı yada işlemeli kıyafetler ve ayakkabıları kaplayacak.


. Classy post-modern temasına uygun erkek kesimleri.

. Eksantrik ve sıra dışı bir tarz yaratan temel materyallerin farklı kumaşlarla birleşimi.

. Klasik vintaj tarzında çantalar, kusursuz klasik biçimlerde yeniden tasarlanıyor.

. Virtual Circus temasına uygun rahat ve renkli spor kıyafetler Çingenelerden gelen esin, gündelik eksantrik kişisel ve şık…

. Dar kesim ceket, rahat, gündelik ve maskülen Gotik tarza da yaklaşan rahat kesim ceketler.

. Fermuarlı kısa ve hiper feminen dior kesim ceket.

31 Ekim 2008 Cuma

GALATA MODA AKARETLERDE


15-19 Ekim tarihleri arasında düzenlenen galata moda alışveriş festivali akaretlerde boy gösterdi. Evime yakın olduğu için neredeyse her gün oradaydım. Daha önce Galata meydan ve Alaçatı gibi farklı yerlerde gerçekleşen ‘’galata moda’’ etkinliği moda tasarımcıları derneğinde bulunan tasarımcılar tarafından, giysi ve aksesuar tasarımları olarak stantlarda sergileniyor. Ama bu sefer akaretlerdeki moda etkinliği, trafiğe açık bir alanda olduğu için ve kaldırımların başında bulunduğu için birbirinden çok kopuk stantlar olmuş. Standın içinde bir kıyafet denemeye kalktığınızda yoldan geçen otobüs ya da arabalar kapalı olan kabini inanılmaz derecede sarsıyor. Galata kulesinin altında yapılan bundan önceki alışveriş festivali daha uyumlu ve birbirine yakın stantlarda bulunuyordu tabi birde trafiğe kapalı alanda olması da çok büyük bir etkendi. Akaretlerin en büyük avantajı standların hemen karşısında ya da yanı başında bulunan ünlü markaların olmasıydı bana göre.
Standaları dolaştıktan sonra; Bottega Veneta, Chloe, Etro, Jimmy Choo, Lanum, Marni, Alberta Ferretti, Marc Jacobs, D- Squared, Berluti, Sergo Rossi, Corneliani, Paul Smith, Fred Perry gibi markaları da gezebilirdiniz.


Peki alışveriş festivalindeki tasarımcılar kimler di ?.. Arzu Kaprol, Bahar Korçan, Özlem Süer, Hatice Gökçe, İdil Tarzı, Ümit Ünal, Ezra- Tuba Çetin (etcetura), Mehtap Elaidir, Gamze Saraçoğlu, Simay Bülbül, Elif Cılızoğlu, Deniz Erdoğan, Aslı Güler. Aksesuarlarda; Cem Lokmanhekim, Bihter Aida Pekin, Deniz Yegin, Berna Canok Özay. Ayakkabılarda ise; Sertaç Delibaş, Bobbi Brown. Kozmetik, Dorphin.
Lounge 102 ise güzel müzikleriyle destek oldu.

Tasarımcılar galata moda için özel koleksiyon hazırlamıyorlar, çoğu daha önceki sezonlardan kalma parçaları %70 ya da %50 indirimle satıyor. Zaten galata modanın âmâcıda, insanlara uygun fiyatlarda özel olarak en fazla 5 ya da 10 parçadan oluşmuş olan ürünü görücüye çıkarıp satışa sunmak. Bundan benden nasibimi aldım ve her gittiğim gün kendime bir şeyler aldım. Benim tarzıma yakın bulduğum tasarımcı Ümit Ünal olduğu için onun koleksiyonundaki parçaları kendime daha yakın gördüm ve seçimimi ondan yana yaptım. Buradaki tasarımları sezon başı bu fiyatlara bulmanız imkânsız ve aynısından 5 taneden fazlasını bulmanız da imkânsız. O yüzden oraya kadar gitmişken alışveriş yapmanızı tavsiye ederdim.

2009 İLKBAHAR-YAZ ERKEK GİYİMİ



2009 İlkbahar-Yaz erkek giyiminde tekstil ve hazır giyim trendleri ;



Bu sezonda erkek giyiminde tensel akımlar göze çarpıyor. Yumuşaklık ve ipeksi akışkanlık anahtar kelimeler. Rahat ve ferah şıklığın zevk ve duyguyla buluşması. Hafif örgüler ve akışkan ipeksi dokudaki kuştüyü hafifliği yine ön planda… lüks, küçük sanat eseri gibi çantalar olacak. Pijamayı andıran lastikli pantolonlar ve bol spor ceketler, tozlukların üzerinde bitişen şortlar, zarif erkeksi süslemeye sahip en moda hafif takımlar, kendinizi seçkin hissettiren buruşuk klasikler, bu yeni akımda tam bir kusursuzluk hissi var ve kesin, ince ve çizgili desenlerde spor kesimler dikkat çekiyor. Neredeyse bu dünyaya ait olmayan kusursuz bir spor tasarım…

Temalar şöyle; sportif, tensel, grafik, yolculuk ruhu, tarihi, tepeden tırnağa, pijama ...


Egzotik; çiçekli ve hayvanlı desenler, Güney Asya esintisi Bohem Tarzı
Safari; Yüksek yaka bol kesim, kemerli modeller, nötr renkler beyaz
Kruvaze; Düz ve sade sportif kesim, eskilerden izler ya da belirginlik ve desen
Denim; Erkeksi ya da pijama tarzı parlak ipek ceketler ve lastikli pantolonlar buruşukluk
Bitişiklik; dar pantolonlar şortlar& tozluklar, gömlekler& ceketler.
Rahatlık; gölgeli renkler, özel efektler, doğal rahatlık, yumuşak deri, hafif doku

Kaynakça: Hedef 176

4 Ekim 2008 Cumartesi

2009- 2010 SONBAHAR-KIŞ, TRİKO TRENDLERİ

SEZONU SÜRÜKLİYEN TEMALAR

1. Going back to my roots (Köklerime Geri Dönüş): İnsanların kendi kültürlerinin resmi hallerini spor giyim ile kombine eden, alışagelmişin dışında eşleştiren ve karıştıran görünümler. Doğa ve tekniğin karışımı söz konusu, zıtlıklarla oynanıyor. Farklı yüzeylerin karışımı, alpaka yumuşak ve hacimli efektler, baskılar detaylı zengin stilize, çiçek şeklinde şal desenler. Geometrik modellerle rahatsız edilen geleneksel ve süsleme tasarımlar. Giysiler üzerinde düz baskılar, mücevherlerden esinlenmiş. Uygulamalarda balkan esintileri örgü ve kumaşın bir kombinasyonu. Folklorik görünüm hakim. Klasik tasarımların, geometrik olanlarla kesildiğini görüyoruz. Daha ziyade Bulgaristan ve Asya’dan etnik görüntüler ve nakış. Tekstürelerin neredeyse rustik ancak teknik bir tuşenin de olduğunu söyliyebiliyoruz.

Bayan triko renkleri; Taban renklerde kahverengi ve beyazın, güçlü efekt olarak ise leylak, koyu mor ve sarının kullanımı söz konusu. Uygulama için çok renkli bir karışım söz konusu.

Erkek triko renkleri; Renk kombinasyonu, taze ve serin renkler ve yine erkekler için de güçlü renklerden bahsedebiliyoruz. Beyaz, mavi, yeşil ve siyah koyu kahverengi ve sarı.

2 . The time is new (Şimdi Zamanıdır): Stil sahibi, şehirli bir ruh hali, doğa ve malzemelerin ileri teknoloji bağlamında yeniden çalışılması. Performans sağlamak amacıyla, epeyce işlenmiş veya bir araya getirilmiş dar yapılar. Boyutlu yapı suyu iten, çabuk kuruyan kaliteler, streç ile doğal ve sportif ince hafif ağırlıkta. 3 boyutlu şeritler. renkte links. Bulanık etkiler elde etmek için, kısmen fırçalanmış yüzeyler. Doğal fenomen ve malzemelerin yüksek ileri teknoloji ile yeniden çalışılması. Çok temiz ve ince ipliklerin kullanımı söz konusu.

Bayan triko renkleri; fazlaca mavinin kullanıldığı şık bir renk kombinasyonu. Koyu maviden açık maviye. Pembemsi ve sarı renk tonları, kapsamlı bir dizi sofistike mat orta tonların uyumlu hale getirdiğini, görüyoruz.

Erkek triko renkleri; Işık vermek amacı ile, erkeklerde de mavi/gri tonların sarı ile kullanıldığını görüyoruz. Ayrıca pembe tonlar, siyah ve beyaz var. Nane tonu.

3. Keep on moving (Hareket Etmeye Devam Et): Genç, renkli ve sportif bir tema. Her zaman, hareket halinde ve oyunlar içeriyor. Güçlü renkler var. Oyun, dans ve spor da olduğu gibi, karıştırılmış görüntülerle ifade edilen dinamizm ve dönüşümler. Temel geometrik elementlerin kat kat oluşumların, gölgeleme ve renk bloklarının grafik kompozisyonu var. Angora, moher, kaşmir ve pamuklu karışımlar gibi biraz tüylü yüzeyleri olan yünün fazlaca kullanımı. Mat ve parlak baskılar, intersia modeller, farklı tipte ipliklerle yaratılan sertlikler. Hareket halinde geometrik şekiller, düzenli aşırı büyük detaylar, örgü dik ve enlemesine olabiliyor.

Bayan triko renkleri; sarı ve yeşil gri ile sarı tonlar, yeşil ve altın rengi, koyu mor dut rengi beyaz ve mavi.

Erkek triko renkleri; erkek giyiminde de renk dizisi güçlü. Koyu mor tonlar, mavi, yeşil, sarı ile birlikte gri.


4. A trip to the forest (Ormana Yolculuk): Parlak bir görüntü ile doğanın güzelliği, zenginliği ve gücü kutlanıyor bu temada. Sıcak ve kabarık tiplemeler içerisinde kış ortası atmosferi. Doğadan esinleniliyor bu temada ancak oldukça da göz kamaştırıcı. Keten ve ipek ile doğal karışımlar hacimli iplikler. Buradaki kıymet bize şetland dantel tül dikişleri, küçük saten payet tasarımlar ve yanar döner iplik nakışlar , yumuşak tuşe, sıaradan dikişler ve kabarık ipliklerin fazlalığı da dikkat çekiyor. Koyu ipliklerle muline birlikte kullanılmış. Bulanık baskılar, iri intersia, düzensiz baskı haute couture yapılar mevcut.

Bayan triko renkleri; koyu mor renk tonları ve doğal renkler kullanılıyor. Koyu kahverengi ve mavi. Portakal rengi ve yeşil, kahverengi pembe ve en önemlisi yanık portakal rengi.

Erkek triko renkleri; hem düşük hem de yüksek numaralarda melanj iplikler için doğal renk tonları kullanılmış. Çok doğal bir görüntü elde etmek için, ton sür ton açıklaştırılmış renkler için gri ve yeşil.

30 Mart 2008 Pazar

WOOLMARK VE İTKİB SEMİNERİ İLE İLGİLİ NOTLAR


Mart ayını çok seviyorum. Kış sezonunun bitimden sonra, tüm seminer ve eğitimler bu ay içerisinde oluyor, aynı zamanda mağazalarda yaz mevsimini karşılayıp artık koleksiyonlarını ve defilelerini bu ay içerisinde sergilemiş oluyorlar. Sanat dolu bir ay geçirdim. Şimdi nerden başlasam bilemiyorum, yazacak o kadar çok şey varki?...
Eğitim ve seminerler, fashion lab defilesi ve sinemalarda bir ilk Karl Lagerfeld sırları ve dolu dolu tiyatro-opera…
Ayın başından başlıyalım. 5 Mart Woolmark semineri 2009 yaz’a ait sunumu yapılan seminerde 4 tema işlendi, 1) Delicate Vagaries 2) Metallim Alchemies 3)Techno Rainbow 4) Vision of Nature

1) Delicate Vagaries; Bayanı, ajurlu ve jakar desenli trikolardan oluşup, renkleri ise, mor, lila, bej, kemik, yeşil gibi renkler bu temada kendini gösteriyor. Erkeğinde, düşük yakalı ve V yaka trikolar ağırlıkta olup, renkleri, açık tonlardan oluşuyor. Açık mavi, açık yeşil, sütlü kahve, bej, mat gri, petrol v.b gibi..

2) Metallim Alchemies; Bayanı, çizgili, daire ve geometrik desenlerden oluşan trikolar olup, metalik renkleri burada fazlasıyla görebiliyoruz. Simli iplikler hem desenlerin geçişinde hem de çizgilerde kullanılmış. Onun dışında, fıstık yeşili, siyah ve petrol renkleri de mevcut. Erkeğinde de, geometrik desenler fazlasıyla ağırlıkta olup, bayanıyla bütün oluşturan metalik gri tonları, yeşilin göze çarpan uçuk tonlarını burada hissedebiliyoruz.

3) Techno Rainbow; Bayanında, çiçek desenli trikolarla, fırfır, büzgü ve pililerden oluşan hırka, kazak ve elbiseler yer alıyor. Renkler, mor-lila, degrade geçişler, baskı çeşitleri. Erkeğinde renkler çok canlı, sarı, pembe, yeşil, petrol, mavi olup, flok baskılar ve batik tarzı geçişler yer alıyor.

4) Vision of Nature; Bayanı, triko elbiseleriyle göze çarpıyor. Hırka, kazaklarda değişik aksesuar esprileri ve kumaş detayları kullanılmış. Renkleri ise, gül kurusu, pembe tonları, turkuaz, doğa renkleri. Erkeğinde ise, seramik ve çini desenlerinden ilham alınmış. Süveter ve hırkalar, ceketvari kapşonlu mont görünümlü çift taraflı hırkalar, aynı zamanda, degrade geçişler yine bu temada var. Renklerde alabildiğine canlı yaz renkleri.
2009 yaz temalarının sunumlarının dışında, ilginç trikodan yapılmış aksesuarlar da dikkatimizi çekti. Dikişsiz triko elbiseler, dikişsiz şapka, çok amaçlı farklı boylardan oluşan çantalar, atkı, bere, eldiven tozluk çeşitleri, pantolon askıları, panço, şal, kemer, kravat, papyon, pareo gibi ürünler stoll makinalarında yapılmış.
Bu gösterilerin ardından trikodaki ipliklere göre yıkama talimatlarının uygulanışı anlatılıp, farklı ipliklerin kullanımından örülmüş trikoların görüntüleri ilginçti. Yıkanan ve yıkanmayan ipliklerdeki keçe görünümü ve yıkanınca renk değiştiren degrade görünüşlü iplikler incelenmeye değerdi.

Gelelim 11 Mart İTKİB seminerine, Promostyl (2009 Yaz Trendleri) burada da 4 tema işlenmiş.
1) Utopia (Ütopya); Sanal ile gerçek arasındaki sınırda en doğal yoldan birleşme olasılığı. Renkler, belirsiz ve gizliliğin dumanlı tonlarda yansıması. Su ve hava, geçici, ışıltılı buğulu tonlar… petrol mavisinin izleri. Kadın, erkek ceketi ile combine t-shirtvari elbiselerin geleceğin izlerini taşıyan dikimlerde kıvrımlı ve hareketli kesimleri hakim. Erkek, daha kullanışlı, ergonomik kesimlerin hakim olduğu ‘’ eco yüksek teknoloji’’ ile üretilmiş modeller.
2) Euphoria (Keyif); Etnik ile kentsel arasındaki sınırda yeni bütünsel cazibe. Renkler; coşkulu, yaza uygun rengarenk, ışıltılı ve enerjik, pastel dokunuşları olan renk cümbüşüne sahip. Kadın, ‘’ kolay yaşam’’ teması sayesinde yumuşayan hacimlerin tek renk kullanımı ile sadeleşmiş hali hakim. Süveter elbiseler, yarasa kollar terzi elinden çıkma görüntü, dozunda ayarlanmış aksesuar kullanımı mevcut. Erkek, rengarenk, buruşmaz spor giyim ve takım elbise yelpazesi mevcut. Sofistike kesimler, ince dikimler.
3) Academic (Akademik); Klasisizm ve Avant-Garde arasındaki sınırdaki çağdaş mükemmellik. Renkler, ‘’club’’ esintili klasik renkler. Opak renkler ile pastel tonların birleşiminin parlak mor ve mavi ile karışımını barındırıyor. Kadın, antik yunan ile 80’lerin Japon tasarımcılarının yapı bozucu hacimlerinin bir araya gelmesi. Geniş yazlık montlar ve paçaları kıvrık pantolonlar. Erkek, minimalist düz çizgilerle bezeli ince, dar klasik kesimler ve spor giyimin birbiri ile uyumlu renkleri hakim.
4) Spectacle (gösteri); İyi ve kötü beğeni arasındaki sınırda kışkırtıcı ve tutkulu. Çok iddialı. Renkler, çok renkli vintage tarza sıcak, içten sarı ve pas rengi tonlar, gül kurusu ve kırmızı renkler eşlik ediyor, bunlara ek olarak retro mavi ve yeşilleri de içinde barındırıyor. Kadın, ‘’ kitsch olan da kadınsı olabilir’’ düşüncesinden hareketle yüksek bel kesimleri, uçuşan pantolonlar ve ‘’oyun kartı’’ motiflerinin hakim olduğu üstler. Dozunda ayarlanmış aksesuar kullanımı mevcut. Erkek, kent yaşamından sörfçü tarzının hakim olduğu sportif görüntüyü ortaya çıkartan desenler ve kesimler, mendiller ve 50’lerin jean pantolonları… ‘’ show-off’’ ruhuyla yaratılmış aksesuarlarda tamamlayıcı.


Bunların hepsini bir arada hiçbir yerde bulamazsınız değerini bilin ve paylaşmasını bilin. :)

23 Aralık 2007 Pazar

TEKSTİL' DE SES GRUPLARI VE SEGMENTASYON


Tekstil sektöründe, özellikle moda da koleksiyon yaş segmentlerine ve ses gruplarına göre hazırlanır. Firmanın ne ürettiği yada marka olup olmaması önemli değildir.(dokuma, örme, denim, triko, aksesuar vs. fark etmez!.. ) Modacı kendi haritasını belirlemek ve pazarlamacının hedef kitlesini şekillendirmek için böyle bir yol izlemek zorundadır. Pazarlama departmanları da zamanlarının çoğunluğunu hedefledikleri kitlenin özelliklerini anlayarak onlara en uygun ürün ve hizmeti sunmaya adarlar. Bu konularda reklam kampanyaları düzenlerler, özel promosyonlar hazırlarlar, ürünlerinin paketlerini veya mağazalarını hedef kitlelerine göre şekillendirirler v.b.SES grupları pazarın segmentasyonunda başvurulan en temel tanımlardan bir tanesidir. Kısaca Sosyo Ekonomik Statü manasına gelmektedir. Hedef kitlelerin durum ve davranışlarının belirlenmesinde SES gruplarının etkisi büyüktür. SES grupları oluşturulurken sosyal hiyerarşi içerisinde kişiler yani tüketiciler değerlendirilir. Dolayısıyla, aynı SES grubundaki üyeler hemen hemen aynı statüye sahip olurken, diğer sınıfın üyeleri ya daha fazla ya da daha az statüye sahip olmaktadır. SES gruplarının oluşumunda genel olarak aşağıdaki kriterler üzerinden değerlendirme yapılır:

. Meslek
. Eğitim
. Gelir Seviyesi
. Gelirin kaynağı
. Yaşanılan evin tipi
. Yaşanılan çevrenin yapısı
. Sahip olunan mal, mülk (ev, yazlık, otomobil, elektronik eşya)

Mesela herhangi bir kişinin gelirinin iyi olması onun üst sınıfta yer alması için yetmemektedir. Bunun yanında iyi bir eğitim ve yaşanılan yerin de önemi vardır. SES grupları A, B, C1, C2, D ve E olmak üzere 6 ana gruba ayırılırlar. Tabiiki bu grupların sahip oldukları genel özellikler her ülkeye göre değişmektedir. Türkiyede'de SES gruplarını ortak bir tanıma kavuşturmak için çalışmalar belli bir süredir yapılmaktadır.Bu rapora göre örnek verecek olursak; A grubu bireyler: Genellikle yüksek kesim, B Grubundaki üyeler A grubundan biraz daha düşük, C1 VE C2 Grubu orta kesim, D ve E grubu olarak belirlenen grubun eğitim düzeyi ilkokul mezunu ve en düşük seviye.
Moda ve Tekstille bunun bağlantısı ise, tasarlıyacagınız ürün, kumaşından, aksesuarına kadar, kalıp ve dikim aşamasından hep bunlarla bağlantılı süreclerde çalışmaktadır ki, maliyeti ses gruplarını etkilemektedir. Dolayısıyla, sizin belirlediğiniz hedef kitleye göre, planlama ve üretim yapılır. Tabii belli bir firmaya bağlı çalışıyorsanız, oranın belirlediği hedef kitle ve segment odaklı çalışmak zorundasınız.
Segmentasyonda ise, yaş belirlenir. Yani yapacağınız tasarımlar, yaş segmentini oluşturacak düzeyde belirlenmek zorundadır ve yapılmalıdır.

BAŞARI HİKAYELERİ

Başarının bambu ağacı ile alakası ne?

Gerçekten doğru değil mi? Başarının bambu ağacı ile alakası ne olabilir ki; çinliler bambu ağacını şöyle yetiştirir:
''… Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. 1. yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı 2. yılda da toprağın dışına filiz vermez. 3. ve 4. yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir.
Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla 5. yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.
Ve nihayet 5. yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve 6 hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.
Akla gelen ilk soru şudur;
Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı yokda 5 yıldamı ulaşmıştır?
Bu sorunun cevabı tabii ki 5 yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?..
Başarının şartları her zaman çok basittir.
1. Bir süre için çalışın
2. Bir süre tahammül edin
3. Her zaman inanın ve hiçbir zaman geri dönmeyin.

KAVAKLA KABAK


Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş bir zamanlar… Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına salınarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş hızla büyümüş ve nerdeyse kavak ağacıyla aynı boya gelmiş.
Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:
'' Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? ''
'' On yılda'' demiş kavak.
'' On yılda mı?'' diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. ''
''Bak neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim! ''
'' Doğru'' demiş ağaç, '' Doğru''
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak önce üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış.
Sormuş endişeyle kavağa?
- Neler oluyor bana ağaç?.
- ''Ölüyorsun'' demiş kavak.
- Niçin?
- '' Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.''

SAĞIR KAPLUMBAĞA

Kaplumbağalar kendi aralarında yarış yapmak istemişler, zor yokuşlu tepeyi kim çıkarsa ona çok büyük ödül verileceği duyurulmuş.
Ama bu tepe o kadar yüksekmiş ki, kimse oraya çıkmaya ve tırmanmaya cesaret edemiyormuş. Sırf ödülü kazanmak için, hile yapmak niyetiyle bu yarışmaya katılmak istemiş bazı kaplumbağalar, ama katılmaya cesaret edemeyenler ise, dedikodu yapıyormuş kendi aralarında.
‘’ Kimse o tepeyi çıkamaz, boşuna uğraşmayın diye !..’’
Kaplumbağalar yarış zamanı gelince başlamışlar tırmanmaya, aradan saatler geçmiş, tepe varılacak gibi değil, bazıları pes etmeye başlamış, bazıları ise devam ediyormuş ama arkalarından bir ses; ‘’ Boşuna uğraşmayın, çıkamazsınız o tepeyi !.. ‘’
Kaplumbağalarının bazıları da, bu sese ve dedikoduya yenik düşmüşler. Ve pes etmişler, içlerinden bir tanesi yoluna devam etmiş, hiç yılmadan ve pes etmeden tepeyi tırmanmış.
Aşağıya indiğinde, o tepeyi nasıl tırmandın diye sormuşlar kaplumbağaya, hiç yanıt vermemiş kaplumbağa. Çünkü sağırmış. Sizde bazı şeyleri duymazdan gelin ve pes etmeden yolunuza devam edin.

Bu hikayeler size çocuk masalı gibi gelebilir, ama ders çıkarılması gereken hikayeler bence. Hayatın gerçekleri olarak kabul ettiğim bu hikayeleri sizlerinde ders çıkarmasını umduğum için paylaşamak istedim.

RESSAM VE ÖĞRENCİSİ

Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış.Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş.
Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasına gitmiş.
Usta ressam üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış..Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış.
Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş:"İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma."

Kaynak: Başarı hikayeleri

RENKLERİN DANSI


‘’ Sevgi ışıktır, ışık bilgi’’
Sloganımız buydu. İlk önce bale gösterisi ile başlamıştı, sonra çocukların ellerindeki renkli kurdeleler gökkuşağı gibi ışık ve sevginin çeşitli renklerini saçıyordu. Beyazlar içindeki çocuklar, masum görünüşlerine daha da çok masumiyet katıyordu. Ardından defile başlamıştı.
Midi boydan, uzun kloş boya doğru uzanan etek boyları, üzerindeki renkli boy orantılı ceketlerle kombin yaratıyordu. Büstiyer ve gömleklerin üzerindeki renkli pul işlemeler, transparan şort ve pantolonlarla bütün oluşturuyordu. Ceket ve eteklerdeki perspektif açı adeta dans ediyordu ve insana ‘’renklerin içinde, düşlerin içinde, olmak sessizce!..‘’ dedirtiyordu.
Şimdi merak ediyorsunuz değimli? Bu defile ne zaman, nerdeydi diye? Yıl, 1999, yer, Lütfi Kırdar Kongre Sarayı, Saat: 19 suları. Yıllar geçti ardından ama aynı heyecanı tekrar içimde hissediyorum. İşte moda ve tasarımcılık böyle bir şey, yıllar geçsede hiçbir zaman o heyecanınızı yitirmiyorsunuz?

AR-SE (Neslihan Yargıcı) Defile

1999 yılı AR-SE (Neslihan Yargıcı) yönetmeliğinde gitmiş olduğum 1 yıllık eğitim süreci, bana moda hayatımda farklı bir bakış açısı kazandırdı. Burada, çizim nasıl yapılır, model ve tasarım nasıl çıkarılır, renk varyantları ve koleksiyon hazırlama aşamaları gibi eğitimlerin sonunda ise, defile organizasyonuyla sonuçlanan bir gelişim süreci.
Meslek Lisesi çıkışlı olduğum için, kalıp çıkarma ve dikiş dikme gibi avantajlarımı burada fazlasıyla kulllanmıştım.
Şimdi düz lise mezunu olup, bu işe heves etmiş pek çok genç arkadaşımın tekstile bu tür kurslara katılarak başlamış olduğunu gözlemliyorum. Ama maalesef kurs yada okulu biridikten sonra çok hayal kırıklığına uğruyorlar. Tekstil çok fedakarlık istiyen bir meslek dalı, özellikle modacı ve tasarımcı olmak bu kadar kısa sürede olunabilecek, basit bir iş değil. Temel iyi olmadığı sürece, bilinçsiz yapılan bir uğraş haline dönüşüyor. Pek çok arkadaşım var, bu meslek dalına heves edinmiş ve uğraş veren. Ama ben neticede şunu anladım ki, çocukluğumdan beri bu mesleğin içinde olmama rağmen, hala bir şeyler öğrenme ve eksiklerimi tamamlama çabası veriyorum. Bu iş hiç göründüğü kadar basit değil.
Cemil İpekçi'nin bir röportajında okumuştum. Bu işe ilk başladığı zamanlarda, İstanbul'un ara sokaklarında bir atölyede stilist olarak çalışıyormuş. Ve burada fareler cirit atıyormuş. O kadar iğrenç bir ortammış ki, 15 yaşı altındaki ufak çocukları çalıştırıp, müşteri geldiğinde onları masa altlarına saklıyorlarmış. Bu tür yerler görmedim dersem yalan söylemiş olurum. Maalesef ki, küçük atölyelerde bu tür şeylerle karşılaşmak çok mümkün. Bir çok atölye ve firma, sigortasız eleman çalıştırıyor veya herhangi bir ücret vermeden, deyimsizsin diye insanların haklarını yiyorlar. Bu piyasaya yeni atılmış ve hevesli olan genç arkadaşalar da sadece biraz deneyim edinebilmek için bu tür şeylere göz yumuyorlar.Yada büyük hayallerin peşinde koştukları için, yerlerinde sayıklıyorlar.
Şimdi sormak lazım, hatalı olan burada, bu işe hevesli olan genç arkadaşlarmı, yoksa firmalar mı?...
Benim tavsiyem sadece, bu işe gerçekten emek verin ve sabırlı olun. ve en önemlisi mümkün ise, meslek lisesi bitirin ardından kurslara katılın ama idealleriniz yüksek olsun, mutlaka bu işin, yüksek okulunu okuyun. Moda, Tasarım, Tekstil yada GSF mezunu olun.
Ve hiç pes etmeden, yılmadan sürekli çalışın. (Hayalleriniz büyük olsun ama adımlarınız küçük.)

24 Kasım 2007 Cumartesi

MODA TASARIMCILIĞI


''Moda tasarımcısının iş kurma rehberi'' Bu kitabı okuduktan sonra bana çok şey kattığını ve hayatımı tamamen değiştirdiğini itiraf etmeliyim.

Kitap da yer alan tüm ünlü ve isim yapmış başarılı modacıların tavsiyeleri yer almakla beraber modaya yeni adım atmak istiyen veya adım atmış olan kişilere tavsiyelerde yer almakta.


Kitap'a başlarken, ilk paragrafında bir cümle beni çok etkilemişti. '' Bilgi güçtür ve en kötü haber bile, içinde bilgiler barındırdığı sürece motivasyonunuzu olumsuz etkilememelidir.''


Ünlü tasarımcı TOMMY HILFIGER moda tasarımcılığını şöyle tanımlamış.


'' Başarılı bir moda tasarımcısı addedilmek sadece harika giysiler yapmakatan çok öte birşeydir. Bir işletmeyi yürütmek demektir; buda çeşitli becerilerin bir arada bulunmasını gerektirir. İyi bir moda tasarımcısı olmak için yaratıcılık, iş yapma becerisi, sosyal beceriler, yönetim becerisi ve en önemlisi adanmışlık gerekir. Genç tasarımcılara verebileceğim en iyi tavsiye, öncellikle büyük hayaller kurmaları ve kendilrine inanmaları, ardından modaya kutsal bir bakış acısıyla yaklaşmalarıdır. İşe harika bir ürünle başlamalısınız, ayrıca o ürünü müşterinizi eline ulaştırmak için doğru araçalara sahip olmalısınız. Yani planlama, araştırma, ticaret noktalarında doğru adımlar atmak, çok iyi ilişkiler kurmak, çok iyi bir pazaralama planına sahip olmak ve tüm bunları dikkkatlice değerlendirmek, yönetmek gerekir.''


JOHN BARTLETT : '' Eğer kendi üretiminize başlamak istiyorsanız şu iki şeyden birini yapın...


Onların hatalarından ders çıkarmak için en az 4 yıl boyunca başka bir üretici için geceli gündüzlü çalışırdım... ya da ürün kategorisine odaklanırdım. Örneğin sadece t-shırt yada ayakkabı yapardım. Bütün enerjimi de mümkün olan en iyi ürünü ortaya çıkarmaya harcardım. Pek çok tasarımcı bütün bir koleksiyon çıkarmak ya da defile hazırlamakla uğraşırken yolunu kaybeder. Unutmayın, defileler ego tatmini içindir; ürünse hayatta kalmak için.''


DIANE VON FURSTENBERG : Önemli olan yaptığınız şeye inanmaktır. Büyük hayallerin peşinde koşun ama adımlarınızı küçük küçük atın.


DONNA KARAN : ''Hiçbir zaman aklınızdan çıkarmamanız gereken üç temel şey var: Sonuçta her şeyin müşteride-müşterinizde bittiğini bilin. Onun kim olduğuna karar vermeli ve ne istediğini de bilmelisiniz. Müşteri kitlenizin ne istediğini ve kim olduğunu bilerek hareket etmeniz; sizin güçlü, sürekli bir mesaj vermenizi sağlayacaktır. Sonra sırtınızı dayadığınız insanların sizden daha iyi olmasına dikkkat edin ve kendinizi onlarla aynı seviyede tutun. Son olarak, asla iyi haberlere kulak asmayın; çünkü bu kötü haberlere kulak asmanız anlamınada gelir. Sadece kendiniz olun. ''


CYNTHIA ROWLEY : ''Öncelikle kurallları öğrendikten sonra, şansınızı denemeli ve bir tasarımcı olarak cesaretle işe atılmalısınız. Fikriniz sizi başarıya götürsün ya da götürmesin, önemli değil. Önemli olan kararlı bir şekilde elinizi taşın altına koymak. Moda endüstrisi sürekli evrim geçiren bir sektördür ve başarılı olmanın yolu, bakış açınıza sadık kalmak ve dürüstlükten sapmamak şartıyla, değişimden ve adaptasyondan geçer.''


RICHARD TYLER : '' İnsanların neyi beğendiğini ve tam olarak neyi giyeceğini bilmek önemli bir ayrıcalıktır. Müşterinizi tanıdığınız zaman; ilginizi çeken ve sizi motive eden şeyleri tasarlamakla, giysilerinizi giyen kişi için tasarım yapmak arasındaki dengeyi size onlar gösterecektir.''


Ve son olarak, benimde modaya adım atarken aldığım en önemli ders ; soru sormak, bol bol araştırma yapmak ve yardım istemek, diye eklemek istiyorum.

Moda, tasarım, aksesuar, pazarlama, crm ve daha pek çok başarı hikayeleri gibi yazılarda buluşmak dileği ile !.. :)