Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin kuruluşunun 125. yıl etkinlikleri kapsamında Geleneksel Türk Sanatları bölümü öğretim elemanları ve öğrencilerinin katılımıyla 10 Kasım 2008 tarihinde gerçekleştirdiğimiz ve 1 hafta süren ‘’ Geçmişten Günümüze Geleneksel Türk Sanatları’’ sergisine ait fotoğrafları gelemeyenler için burada sizlerle paylaşıyorum.
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Kasım 2008 Çarşamba
MOR GECE
Ekim ayında katıldığım Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin, Mor gecesine ait sergi ve okul çalışmalarını huzurlarınıza sunuyorum. Burada tüm bölümlerin çalışmaları var. Benim çok etkilendiğim çalışmalarda yer alıyor. Sizinde esinlenecek ve farklı fikirlere yol açacak yaratıcı fikirler ve çalışmalar fotoğraflar eşliğinde karma olarak bir arada!..

Etiketler:
eğitim,
güzel sanatlar fakültesi,
Marmara üniversitesi,
sergi
31 Ekim 2008 Cuma
2009 İLKBAHAR-YAZ ERKEK GİYİMİ

2009 İlkbahar-Yaz erkek giyiminde tekstil ve hazır giyim trendleri ;

Bu sezonda erkek giyiminde tensel akımlar göze çarpıyor. Yumuşaklık ve ipeksi akışkanlık anahtar kelimeler. Rahat ve ferah şıklığın zevk ve duyguyla buluşması. Hafif örgüler ve akışkan ipeksi dokudaki kuştüyü hafifliği yine ön planda… lüks, küçük sanat eseri gibi çantalar olacak. Pijamayı andıran lastikli pantolonlar ve bol spor ceketler, tozlukların üzerinde bitişen şortlar, zarif erkeksi süslemeye sahip en moda hafif takımlar, kendinizi seçkin hissettiren buruşuk klasikler, bu yeni akımda tam bir kusursuzluk hissi var ve kesin, ince ve çizgili desenlerde spor kesimler dikkat çekiyor. Neredeyse bu dünyaya ait olmayan kusursuz bir spor tasarım…
Temalar şöyle; sportif, tensel, grafik, yolculuk ruhu, tarihi, tepeden tırnağa, pijama ...

Egzotik; çiçekli ve hayvanlı desenler, Güney Asya esintisi Bohem Tarzı
Safari; Yüksek yaka bol kesim, kemerli modeller, nötr renkler beyaz
Kruvaze; Düz ve sade sportif kesim, eskilerden izler ya da belirginlik ve desen
Denim; Erkeksi ya da pijama tarzı parlak ipek ceketler ve lastikli pantolonlar buruşukluk
Bitişiklik; dar pantolonlar şortlar& tozluklar, gömlekler& ceketler.
Rahatlık; gölgeli renkler, özel efektler, doğal rahatlık, yumuşak deri, hafif doku
Kaynakça: Hedef 176
SPİRİTÜELLİK NEDİR? NASIL KULLANILIR?
Çok yoğun bir ekim ayı geçirdim. Ardarda seminer, eğitim, konferans, moda fuarı, sergi çalışmaları derken yazmak istediğim şeyleri ancak yazabilme imkanı buluyorum. Öncellikle siteye yoğun bir ilgi var, burayı kurmamın amacı gittiğim seminer ve eğitimlerin dökümanlarını aktarıp herkesle paylaşmak sonrada okumuş olduğum kitapları burada beraber yorumlamak. O açıdan herkese teşekkürler...
İTKİB'de düzenlenen 2009 yaz ve 2009-2010 Sonbahar-Kış semineri ile ilgili fotoğrafları, dökümleri ve trendleri yakın zamanda yükliyeceğim. Ama şimdi yakın zamanda okuduğum birkaç kitap ile ilgili güzel şeyleri sizinle paylaşmak istiyorum.James ARTHURRAY Spiritüellik nedir, nasıl kullanılır? Spiritüel gücünüzü kullanarak akıl almaz işler başarmanın en kısa yolu nedir?.Kitabın içeriği 29 ana başlıktan oluşuyor. 1. egoyu aşmak 2. kişisel geçmişinizi silin 3. az, çoktur 4. kendiniz için yaşayın 5. kendinize güvenin 6. spiritüel kimliğinizin farkına varın 7. ciddi bir öğrenci olun 8. metafizikçi olun 9. bağlı ve istekli olun 10. rahatsızlıkta rahat edin 11. eşsiz olun 12. çıtanızı yüksek tutun 13. bir enerji alanı olduğunuzu görün 14. bedeninizi güç aracı olarak kullanın 15. sadece olun 16. dünyayı durdurun 17. sezgilerinizi izleyin 18. ''karşısında'' değil, ''yanında'' olun 19. sadece yapın 20. evinize taşının 21. küçük şeyleri sürekli yapın 22. bağışlayın ve özür dileyin 23. dünyayı yıkın 24. rüya zamanında yolculuk yapın 25. kusursuz olun 26. kendi tutkunuzun peşinden gidin 27. toplu düşünün 28. aydınlanma zamanı şimdidir 29. akışına bırakın v.b.. içeriği dolu dolu bir kitap.
Kitap da etkilendiğim bir hikayeden sizede bahsetmek istiyorum. Buda, yeni öğrencilerine, bir oğlu olan dul babayı anlatırdı. Adam bir iş seyahatindeyken, hırsızlar evine girmiş, evi yakmış ve oğlunu kaçırmış. Baba evine döndüğünde, evinin kül olduğunu ve oğlunun da yanıp ondan geriye yalnızca küllerinin kaldığını düşünmüş. Kalbi kırılan baba, külleri toplamış ve yanından hiç ayırmadığı bir kavanoza koymuş. Biraz zaman geçmiş, oğlu hırsızların elinden kaçmış ve eve, babasına koşmuş. Gece geç saatte eve gelen çocuk kapıyı çalmış. Baba, derin uykusundan uyanmış ve seslenmiş, ''kim o?'' oğlu yanıtlamış, ''benim baba, oğlun.'' acıyla öfkelenen baba, kötü kalpli bir çocuğun ona numara yaptığını düşünerek, oğlunu kapıdan kovmuş. Oğlu kendini anlatmaya çalışmış, ama baba dinlememiş. Sonunda çocuk bir daha dönmemek üzere oradan ayrılmış. Bu öyküden sonra, Buda yeni öğrencilerine şöyle derdi: ''Bazen gerçek olduğunu düşündüğünüz bir şeye öyle sıkı tutursunuz ki, gerçek kapınıza geldiğinde, onu içeri almazsınız.'' . İnançlarınızın kaçı gerçekten size ait?. Kaç tanesine kişisel deneyimleriniz sonuçunda ulaştınız?. Doğru olduğuna inandığınız şeyleri sorgulamak konusunda ne kadar açıksınız?Sokrates'in bir sözü vardır: ''Üzerinde düşünülmemiş yaşam, yaşanmaya değer değildir.'' Ciddi bir öğrenci olarak sizin öncellikli çalışmalarınız, içsel dünyanıza odaklanmalıdır. İçsel dünyanızın kaşifi olmalısınız. Size, hiçbir şekilde hayatı reddetmenizi ya da dünya işlerinden elinizi eteğinizi çekmenizi söylemiyorum; aslında tam tersi. Hangi mesleği ya da uğraşı seçerseniz seçin, kendinizi ona adayın. Kimse yarım yamalak yaşayarak, bir yaşam sürdüremez.
Bu zamana kadar, kişisel gelişim üzerine pek çok kitap okudum. secret, ferrari'sini satan bilge, koza kelebeği bilmez, düşün ve zengin ol, başarı hikayeleri, küçük şeyler, çekim yasası, ömrümden uzun ideallerim var, bolluk yasaları, paraşütünüz ne renk, çalışmamanın keyfi, hayalinizi yorganınıza göre uzatın, herşey seninlre başlar, limit sizsiniz v.s..Şu dönemde ise, en çok ilgimi çeken yazarlar arasında ROBERT T. KIYOSAKI yer alıyor. ''Zengin Baba, Yoksul Baba'' bu kitapta yoksullardan ve orta sınıftakilerden farklı olarak zenginler çocuklarına para hakkında neler öğretir?. İnsanların maddi sıkıntılar içinde boğuşmasının neden, okulda geçirdikleri onca yıl boyunca para konusunda hiçbir şey öğrenmemeleri. Sonuçta para için çalışmayı öğrenirler... ama parayı kendileri için çalıştırmasını hiç bilmezler. Zengin baba, yoksul baba'yı okuduktan sonra zengin olmak için yüksek bir gelire sahip olmanız gerektiği saplantısı yerle bir olacak. Evinizin bir aktif varlık olduğuna inancınız sarsılacak. Çocuklarınıza para kazanmanın yollarını öğretmek için okuldaki sisteme güvenmiyeceğinizi öğreneceksiniz. Aktif ve pasif varlıkları yeniden tanımlayacaksınız. Çocuklarınızın gelecekte finansal başarı sağlamaları için parayla ilgili onlara öğretmeniz gereken her şeyi öğreneceksiniz. Bir diğer kitap ise, ''Genç Emekli, Zengin Emekli'' nasıl çabucak zengin olunur ve nasıl hep zengin kalınır?. Bu kitap, sıfırdan başlayıp 10 yıldan az bir sürede mali açıdan özgürlüğe kavuşmuş olarak nasıl emekli olduğumuzun öyküsüdür. Siz de aynısını nasıl yapabileceğinizi keşfedin. ömrünüz boyunca çalışıp didinmek istemiyorsanız bu kitap tam size göre...
İTKİB'de düzenlenen 2009 yaz ve 2009-2010 Sonbahar-Kış semineri ile ilgili fotoğrafları, dökümleri ve trendleri yakın zamanda yükliyeceğim. Ama şimdi yakın zamanda okuduğum birkaç kitap ile ilgili güzel şeyleri sizinle paylaşmak istiyorum.James ARTHURRAY Spiritüellik nedir, nasıl kullanılır? Spiritüel gücünüzü kullanarak akıl almaz işler başarmanın en kısa yolu nedir?.Kitabın içeriği 29 ana başlıktan oluşuyor. 1. egoyu aşmak 2. kişisel geçmişinizi silin 3. az, çoktur 4. kendiniz için yaşayın 5. kendinize güvenin 6. spiritüel kimliğinizin farkına varın 7. ciddi bir öğrenci olun 8. metafizikçi olun 9. bağlı ve istekli olun 10. rahatsızlıkta rahat edin 11. eşsiz olun 12. çıtanızı yüksek tutun 13. bir enerji alanı olduğunuzu görün 14. bedeninizi güç aracı olarak kullanın 15. sadece olun 16. dünyayı durdurun 17. sezgilerinizi izleyin 18. ''karşısında'' değil, ''yanında'' olun 19. sadece yapın 20. evinize taşının 21. küçük şeyleri sürekli yapın 22. bağışlayın ve özür dileyin 23. dünyayı yıkın 24. rüya zamanında yolculuk yapın 25. kusursuz olun 26. kendi tutkunuzun peşinden gidin 27. toplu düşünün 28. aydınlanma zamanı şimdidir 29. akışına bırakın v.b.. içeriği dolu dolu bir kitap.
Kitap da etkilendiğim bir hikayeden sizede bahsetmek istiyorum. Buda, yeni öğrencilerine, bir oğlu olan dul babayı anlatırdı. Adam bir iş seyahatindeyken, hırsızlar evine girmiş, evi yakmış ve oğlunu kaçırmış. Baba evine döndüğünde, evinin kül olduğunu ve oğlunun da yanıp ondan geriye yalnızca küllerinin kaldığını düşünmüş. Kalbi kırılan baba, külleri toplamış ve yanından hiç ayırmadığı bir kavanoza koymuş. Biraz zaman geçmiş, oğlu hırsızların elinden kaçmış ve eve, babasına koşmuş. Gece geç saatte eve gelen çocuk kapıyı çalmış. Baba, derin uykusundan uyanmış ve seslenmiş, ''kim o?'' oğlu yanıtlamış, ''benim baba, oğlun.'' acıyla öfkelenen baba, kötü kalpli bir çocuğun ona numara yaptığını düşünerek, oğlunu kapıdan kovmuş. Oğlu kendini anlatmaya çalışmış, ama baba dinlememiş. Sonunda çocuk bir daha dönmemek üzere oradan ayrılmış. Bu öyküden sonra, Buda yeni öğrencilerine şöyle derdi: ''Bazen gerçek olduğunu düşündüğünüz bir şeye öyle sıkı tutursunuz ki, gerçek kapınıza geldiğinde, onu içeri almazsınız.'' . İnançlarınızın kaçı gerçekten size ait?. Kaç tanesine kişisel deneyimleriniz sonuçunda ulaştınız?. Doğru olduğuna inandığınız şeyleri sorgulamak konusunda ne kadar açıksınız?Sokrates'in bir sözü vardır: ''Üzerinde düşünülmemiş yaşam, yaşanmaya değer değildir.'' Ciddi bir öğrenci olarak sizin öncellikli çalışmalarınız, içsel dünyanıza odaklanmalıdır. İçsel dünyanızın kaşifi olmalısınız. Size, hiçbir şekilde hayatı reddetmenizi ya da dünya işlerinden elinizi eteğinizi çekmenizi söylemiyorum; aslında tam tersi. Hangi mesleği ya da uğraşı seçerseniz seçin, kendinizi ona adayın. Kimse yarım yamalak yaşayarak, bir yaşam sürdüremez.
Bu zamana kadar, kişisel gelişim üzerine pek çok kitap okudum. secret, ferrari'sini satan bilge, koza kelebeği bilmez, düşün ve zengin ol, başarı hikayeleri, küçük şeyler, çekim yasası, ömrümden uzun ideallerim var, bolluk yasaları, paraşütünüz ne renk, çalışmamanın keyfi, hayalinizi yorganınıza göre uzatın, herşey seninlre başlar, limit sizsiniz v.s..Şu dönemde ise, en çok ilgimi çeken yazarlar arasında ROBERT T. KIYOSAKI yer alıyor. ''Zengin Baba, Yoksul Baba'' bu kitapta yoksullardan ve orta sınıftakilerden farklı olarak zenginler çocuklarına para hakkında neler öğretir?. İnsanların maddi sıkıntılar içinde boğuşmasının neden, okulda geçirdikleri onca yıl boyunca para konusunda hiçbir şey öğrenmemeleri. Sonuçta para için çalışmayı öğrenirler... ama parayı kendileri için çalıştırmasını hiç bilmezler. Zengin baba, yoksul baba'yı okuduktan sonra zengin olmak için yüksek bir gelire sahip olmanız gerektiği saplantısı yerle bir olacak. Evinizin bir aktif varlık olduğuna inancınız sarsılacak. Çocuklarınıza para kazanmanın yollarını öğretmek için okuldaki sisteme güvenmiyeceğinizi öğreneceksiniz. Aktif ve pasif varlıkları yeniden tanımlayacaksınız. Çocuklarınızın gelecekte finansal başarı sağlamaları için parayla ilgili onlara öğretmeniz gereken her şeyi öğreneceksiniz. Bir diğer kitap ise, ''Genç Emekli, Zengin Emekli'' nasıl çabucak zengin olunur ve nasıl hep zengin kalınır?. Bu kitap, sıfırdan başlayıp 10 yıldan az bir sürede mali açıdan özgürlüğe kavuşmuş olarak nasıl emekli olduğumuzun öyküsüdür. Siz de aynısını nasıl yapabileceğinizi keşfedin. ömrünüz boyunca çalışıp didinmek istemiyorsanız bu kitap tam size göre...
4 Ekim 2008 Cumartesi
2009- 2010 SONBAHAR-KIŞ, TRİKO TRENDLERİ
SEZONU SÜRÜKLİYEN TEMALAR
1. Going back to my roots (Köklerime Geri Dönüş): İnsanların kendi kültürlerinin resmi hallerini spor giyim ile kombine eden, alışagelmişin dışında eşleştiren ve karıştıran görünümler. Doğa ve tekniğin karışımı sö
z konusu, zıtlıklarla oynanıyor. Farklı yüzeylerin karışımı, alpaka yumuşak ve hacimli efektler, baskılar detaylı zengin stilize, çiçek şeklinde şal desenler. Geometrik modellerle rahatsız edilen geleneksel ve süsleme tasarımlar. Giysiler üzerinde düz baskılar, mücevherlerden esinlenmiş. Uygulamalarda balkan esintileri örgü ve kumaşın bir kombinasyonu. Folklorik görünüm hakim. Klasik tasarımların, geometrik olanlarla kesildiğini görüyoruz. Daha ziyade Bulgaristan ve Asya’dan etnik görüntüler ve nakış. Tekstürelerin neredeyse rustik ancak teknik bir tuşenin de olduğunu söyliyebiliyoruz.

Bayan triko renkleri; Taban renklerde kahverengi ve beyazın, güçlü efekt olarak ise leylak, koyu mor ve sarının kullanımı söz konusu. Uygulama için çok renkli bir karışım söz konusu.
Erkek triko renkleri; Renk kombinasyonu, taze ve serin renkler ve yine erkekler için de güçlü renklerden bahsedebiliyoruz. Beyaz, mavi, yeşil ve siyah koyu kahverengi ve sarı.
2 . The time is new (Şimdi Zamanıdır): Stil sahibi, şehirli bir ruh hali, doğa ve malzemelerin ileri teknoloji bağlamında yeniden çalışılması. Performans sağlamak amacıyla, epeyce işlenmiş veya bir araya getirilmiş dar yapılar. Boyutlu yapı
suyu iten, çabuk kuruyan kaliteler, streç ile doğal ve sportif ince hafif ağırlıkta. 3 boyutlu şeritler. renkte links. Bulanık etkiler elde etmek için, kısmen fırçalanmış yüzeyler. Doğal fenomen ve malzemelerin yüksek ileri teknoloji ile yeniden çalışılması. Çok temiz ve ince ipliklerin kullanımı söz konusu.
Bayan triko renkleri; fazlaca mavinin kullanıldığı şık bir renk
kombinasyonu. Koyu maviden açık maviye. Pembemsi ve sarı renk tonları, kapsamlı bir dizi sofistike mat orta tonların uyumlu hale getirdiğini, görüyoruz.
Erkek triko renkleri; Işık vermek amacı ile, erkeklerde de mavi/gri tonların sarı ile kullanıldığını görüyoruz. Ayrıca pembe tonlar, siyah ve beyaz var. Nane tonu.
3. Keep on moving (Hareket Etmeye Devam Et): Genç, renkli ve sportif bir tema. Her zaman, hareket halinde ve oyunlar içeriyor. Güçlü renkler
var. Oyun, dans ve spor da olduğu gibi, karıştırılmış görüntülerle ifade edilen dinamizm ve dönüşümler. Temel geometrik elementlerin kat kat oluşumların, gölgeleme ve renk bloklarının grafik kompozisyonu var. Angora, moher, kaşmir ve pamuklu karışımlar gibi biraz tüylü yüzeyleri olan yünün fazlaca kullanımı. Mat ve parlak baskılar, intersia modeller, farklı tipte ipliklerle yaratılan sertlikler. Hareket halinde geometrik şekiller, düzenli aşırı büyük detaylar, örgü dik ve enlemesine olabiliyor.
Bayan triko renkleri; sarı ve yeşil gri ile sarı
tonlar, yeşil ve altın rengi, koyu mor dut rengi beyaz ve mavi.
Erkek triko renkleri; erkek giyiminde de renk dizisi güçlü. Koyu mor tonlar, mavi, yeşil, sarı ile birlikte gri.
4. A trip to the forest (Ormana Yolculuk): Parlak bir görüntü ile doğanın güzelliği, zenginliği ve gücü kutlanıyor bu tem
ada. Sıcak ve kabarık tiplemeler içerisinde kış ortası atmosferi. Doğadan esinleniliyor bu temada ancak oldukça da göz kamaştırıcı. Keten ve ipek ile doğal karışımlar hacimli iplikler. Buradaki kıymet bize şetland dantel tül dikişleri, küçük saten payet tasarımlar ve yanar döner iplik nakışlar , yumuşak tuşe, sıaradan dikişler ve kabarık ipliklerin fazlalığı da dikkat çekiyor. Koyu ipliklerle muline birlikte kullanılmış. Bulanık baskılar, iri intersia, düzensiz baskı haute couture yapılar mevcut.

Bayan triko renkleri; koyu mor renk tonları ve doğal renkler kullanılıyor. Koyu kahverengi ve mavi. Portakal rengi ve yeşil, kahverengi pembe ve en önemlisi yanık portakal rengi.
Erkek triko renkleri; hem düşük hem de yüksek numaralarda melanj iplikler için doğal renk tonları kullanılmış. Çok doğal bir görüntü elde etmek için, ton sür ton açıklaştırılmış renkler için gri ve yeşil.
1. Going back to my roots (Köklerime Geri Dönüş): İnsanların kendi kültürlerinin resmi hallerini spor giyim ile kombine eden, alışagelmişin dışında eşleştiren ve karıştıran görünümler. Doğa ve tekniğin karışımı sö
z konusu, zıtlıklarla oynanıyor. Farklı yüzeylerin karışımı, alpaka yumuşak ve hacimli efektler, baskılar detaylı zengin stilize, çiçek şeklinde şal desenler. Geometrik modellerle rahatsız edilen geleneksel ve süsleme tasarımlar. Giysiler üzerinde düz baskılar, mücevherlerden esinlenmiş. Uygulamalarda balkan esintileri örgü ve kumaşın bir kombinasyonu. Folklorik görünüm hakim. Klasik tasarımların, geometrik olanlarla kesildiğini görüyoruz. Daha ziyade Bulgaristan ve Asya’dan etnik görüntüler ve nakış. Tekstürelerin neredeyse rustik ancak teknik bir tuşenin de olduğunu söyliyebiliyoruz.
Bayan triko renkleri; Taban renklerde kahverengi ve beyazın, güçlü efekt olarak ise leylak, koyu mor ve sarının kullanımı söz konusu. Uygulama için çok renkli bir karışım söz konusu.
Erkek triko renkleri; Renk kombinasyonu, taze ve serin renkler ve yine erkekler için de güçlü renklerden bahsedebiliyoruz. Beyaz, mavi, yeşil ve siyah koyu kahverengi ve sarı.
2 . The time is new (Şimdi Zamanıdır): Stil sahibi, şehirli bir ruh hali, doğa ve malzemelerin ileri teknoloji bağlamında yeniden çalışılması. Performans sağlamak amacıyla, epeyce işlenmiş veya bir araya getirilmiş dar yapılar. Boyutlu yapı
suyu iten, çabuk kuruyan kaliteler, streç ile doğal ve sportif ince hafif ağırlıkta. 3 boyutlu şeritler. renkte links. Bulanık etkiler elde etmek için, kısmen fırçalanmış yüzeyler. Doğal fenomen ve malzemelerin yüksek ileri teknoloji ile yeniden çalışılması. Çok temiz ve ince ipliklerin kullanımı söz konusu.Bayan triko renkleri; fazlaca mavinin kullanıldığı şık bir renk
kombinasyonu. Koyu maviden açık maviye. Pembemsi ve sarı renk tonları, kapsamlı bir dizi sofistike mat orta tonların uyumlu hale getirdiğini, görüyoruz.Erkek triko renkleri; Işık vermek amacı ile, erkeklerde de mavi/gri tonların sarı ile kullanıldığını görüyoruz. Ayrıca pembe tonlar, siyah ve beyaz var. Nane tonu.
3. Keep on moving (Hareket Etmeye Devam Et): Genç, renkli ve sportif bir tema. Her zaman, hareket halinde ve oyunlar içeriyor. Güçlü renkler
var. Oyun, dans ve spor da olduğu gibi, karıştırılmış görüntülerle ifade edilen dinamizm ve dönüşümler. Temel geometrik elementlerin kat kat oluşumların, gölgeleme ve renk bloklarının grafik kompozisyonu var. Angora, moher, kaşmir ve pamuklu karışımlar gibi biraz tüylü yüzeyleri olan yünün fazlaca kullanımı. Mat ve parlak baskılar, intersia modeller, farklı tipte ipliklerle yaratılan sertlikler. Hareket halinde geometrik şekiller, düzenli aşırı büyük detaylar, örgü dik ve enlemesine olabiliyor.Bayan triko renkleri; sarı ve yeşil gri ile sarı
tonlar, yeşil ve altın rengi, koyu mor dut rengi beyaz ve mavi.Erkek triko renkleri; erkek giyiminde de renk dizisi güçlü. Koyu mor tonlar, mavi, yeşil, sarı ile birlikte gri.
4. A trip to the forest (Ormana Yolculuk): Parlak bir görüntü ile doğanın güzelliği, zenginliği ve gücü kutlanıyor bu tem
ada. Sıcak ve kabarık tiplemeler içerisinde kış ortası atmosferi. Doğadan esinleniliyor bu temada ancak oldukça da göz kamaştırıcı. Keten ve ipek ile doğal karışımlar hacimli iplikler. Buradaki kıymet bize şetland dantel tül dikişleri, küçük saten payet tasarımlar ve yanar döner iplik nakışlar , yumuşak tuşe, sıaradan dikişler ve kabarık ipliklerin fazlalığı da dikkat çekiyor. Koyu ipliklerle muline birlikte kullanılmış. Bulanık baskılar, iri intersia, düzensiz baskı haute couture yapılar mevcut.
Bayan triko renkleri; koyu mor renk tonları ve doğal renkler kullanılıyor. Koyu kahverengi ve mavi. Portakal rengi ve yeşil, kahverengi pembe ve en önemlisi yanık portakal rengi.
Erkek triko renkleri; hem düşük hem de yüksek numaralarda melanj iplikler için doğal renk tonları kullanılmış. Çok doğal bir görüntü elde etmek için, ton sür ton açıklaştırılmış renkler için gri ve yeşil.
1 Temmuz 2008 Salı
2009/2010 SONBAHAR-KIŞ TRENDLERİ

Mayıs ayında katıldığım İTKİB eğitim seminerinde 2009-2010 Sonbahar- Kış Trendleri verildi. Oradaki temaları, kullanılacak aksesuarları, denim ve triko detaylarını aşağıda detaylı bir şekilde yazıyorum.
1. TEMA ; ANARTISTES (Artist+Anarşist)
Anarşist ve artist kelimelerinin karışımı. Oscar Wilde’dan, Colette’ten ilham alınıyor.Herşeyin sanal olduğu dünyada denge kurmak için entelektüel evren, yazı ve şiir önemli.Çağdaş desenler, cinsiyetsiz ama eğlenceli, biraz da bohem.Renkler, mürekkep renklerinden oluşuyor.Çin mürekkebi, tüy kalemle kullanılan mürekkepler, sepya, kömür, kahverengi,karanlık renkler.Daha şiirsel kadınsı olmak için pastel tonlar.
KADIN
· Bluz üstüne giyilen küçük yelekler.
· Koleksiyonlarda akıcılık.
· Mini ya da maksi çok uzun ceketler, blazerler.
· Takım elbisenin geri dönüşü ama daha sofistike.
· Blazerlerde üstte polyester-yün-kadife kullanılıyor.
· Üst üste giyilmiş blazerler.Uzunun altına kısa blazer.
· Düğmelerin yerine mıknatıslar ve tokalar var.
· Elbise ile mantonun birleşmesi.
· Küçük motif baskılı elbiseler fularlarla kullanılıyor.
· Uzun ceketlerin astarı elbisenin kumaşından yapılıyor.
· Önümüzdeki kış fularlar çok önemli olacak.
· Etek ve pantolonlar çok geniş ya da çok dar, Londra akımı kareli, çılgın…
· Gömleğe özel ilgi olacak, uzun-kısa, beyaz- yalancı beyaz.Kaligrafik desenli gömlekler…
· Gömlek yakaları çok geniş, kravat ve papyonla kullanılacak.
· Kadınsı bir görünüm için dantel çok önemli.
ERKEK
· Çok cool, cinsiyetsiz bir hava.
· Uzun blazerler, pötikare, çizgili blazerler.
· Kısa blazerler üstüne mantolar.
· Tişörtlerde kravat baskısı.
· Londralı dandyler… Kareli blazerler altına düz çizgili pantolonlar.
· Yakada broş ve ya çiçekler…
· Giysilerde kırmızı-gri kombini.
· İngiliz kolej öğrencisi havası ama eğlenceli.
DENİM KADIN
· Smokin denimler.
· 19.yy dandy ceketleri denim olarak uygulanıyor.
· Denimden modern yelekler
· Dizde kesilmiş lale denim pantolonlar
· Deri görünümlü çok likra kullanılmış parlak jeanler .
· Geniş yakalı bluzon yelekler ve rock’n roll havası.
DENİM ERKEK
· Jeanler yine deri havasında, paçalara doğru darlaşıyor, çok uzun beyaz gömlek ve uzun bol blazerlerle giyiliyor.
· Yine mürekkep renkleri, bordolar, kırmızılar.
· David Bowie’den esinlenen süper slim, çok dar jeanler.
2. TEMA; SORTILEGES (Sihir)
Metamorfoz, mutasyon, dönüşümler.Su ve ahşap etkisi.Doğaya dönüş.Kızıllık çok moda.Ateş renkleri…Çağdaş zamanın modern cadıları…Fantastik bir ambians, kadınlar bir dönüşüm yaşıyor.İlham kaynağı su dünyası ama deniz değil, orman içindeki göller ve oradaki fantastik canlılar.Kumaşlar bu etkilerle daha ipeksi…Renklerde perileri anlatan inci renkleri, sarı, pembe, eflatun…Petrol ve haki ile kızıl gamı…
KADIN
· Çok geniş ve büyük avcı balıkçı paltoları.
· Mumlu yünler, üzeri farklı madde ile kaplanmış ve su etkisi veriyor.
· Akıcılık önemli.
· Düğmesiz pelerin gibi flanel yünden ceketler sarıp sarmalıyor bedeni.
· Örmeler için ince örgüler, jarseler, organik pamuk.
· Yosun dokulu tunikler.
· Sudan çıkmış gibi üste yapışan elbiseler.
· Yakalar cömert ve açık, yakalarda şifon müslinden fırfırlar.
· Kürk suya atılıp çıkarılmış gibi.
· Örgü ve triko kazaklar, elbiseler, kabarık tüyler ve angoralar.
· Baskılarda ışıklı deniz ve su yüzeyi etkisi.
· Hayvan kamuflajı gibi desenler.
ERKEK
· Avcı balıkçı temalı palto kabanlar, kuzu kürklü yakalar.
· Paltolar da büyük cepler.
· Yağmurluk çok önemli.
· Binici pantolonları.
· Yünler kaplanmış gibi daha şık, balıkçı oversize hacimli paltolar.
· Örmelerde ekru, haki, petrol mavileri.
· Blazer ceketin üstüne hırkalar giyiliyor.
· Ahşap- deri düğmeler, hiç metal yok.
· Kazaklarda kamuflaj etkisi.
· Örmelerde yusufçuk, farklı böcek baskıları.
· Örmelerde kamyoncu yakası.
DENİM KADIN
· Su denimi, gece mavisi, balıkçılardan etkilenmiş parkalar.
· Sanki suya bastırılmış denim jeanler.
· Şalvar biçimi petrol mavisi pantolonlar.
· Tye-denim.Renk değişimi en altta ve ya en üstte olmalı.
· Pantolonların ağları çok düşük ve paçalar bilekten kıvrılıyor.
DENİM ERKEK
· Trençkotlarda su havası veren denimler.
· Heryeri çamaşır suyuna batırılmış havasında pantolon ve ceketler.
· Pantolon ağları çok düşük.
· Çok pilili şalvarımsı kotlar.
3. TEMA; SOUTHERN SOUL (Güneyli ruhu)
Gezginlerin tozları, zaman içinde yolculuk,Amerikan çölleri, caz kültürü, yenidünyalar, western ruhu, korseler, uçarılık, çok feminen çizgiler.Endüstri öncesi topluma geri dönüş, hammaddelerin kullanılması.Daha kırsal bir görünüm, bitişlerde saten ve rugan…Tozlu renkler.
KADIN
· Salopetler altın arayıcılarından esinleniyor.
· Tunik elbiselere küçük fırfırlar ekleniyor.
· Pantolonlarda düşük ağ, paçalar baldırlarda bitiyor.
· Bluzlar jarseden, küçük düğmeli, küçük yakalı.
· Korse gibi bele oturan gömlekler.
· Pantolonlar erkeksi üstler feminen .
· Örmeler, trikolar, kareli bluzlar.
· Diz altına uzanan hırkalar belden kemerli.
· Bitkisel iplikler gözde, doğal maddeler birlikte kullanılıyor.
· Bluz elbise ve tunikler çok moda.
· Mendil karesi desenlituniklerde kullanılıyor.
· Kırsal kesimden etkilenen çiftçi, havası.
· Salopetler çok yüksek belli ve gabardin kumaştan.
· Güpürlü, dantelli bluzlar.
ERKEK
· Modern bağımsızlık savaşının izleri.
· Pamuktan çok cepli denim blazerler.
· Kareli western gömlekler, boyunda fular, belde kemer yerine eşarp.
· Blazerle bluzon arası ceketler.
· Gömlekler, kasket çok moda.
· Motoculardan esinlenen deri montlar.
· Eskitilmiş deriden büyük cepli pantolonlar.
· Hırkalar dede hırkası gibi.
· Örmelerde baklava ve düz desenler karıştırılıyor.
· Pamuk gömlekler bu kalın trikolarla giyilebiliyor.
DENİM KADIN
· Uzun ve ya kısa çok düğmeli denim ceketler.
· Etekler geniş ve ucuna İngiliz danteli konabilir.
· Blue-black denimler moda.
· Eskitilmiş, çok yıpranmış jeanlerin geri dönüşü.
· Kış olmasına rağmen bermudaların hakimiyeti.
· Viskozlarla hazırlanmış şık denimler.
DENİM ERKEK
· Botlarda denimden yapılıyor.
· Jeanler bej renginde olabiliyor ve trikolarla kullanılıyor.
· Grunge kıyafetler üst üste giyiliyor.
· Pantolonlar bol ama jean ceketler üste oturuyor.
4. TEMA; WORLD ARK (Şehir göçmenleri)
Modern şehir hayatında forklor havası.İlkellikle birleşen teknoloji.Lüks ve forklor etkileri.Daha gençlere yönelik bir tema ve canlı renklerden oluşuyor.Şarkıcı Björk’ten ilham alınıyor.Renk gamında canlı sarılar, kırmızı, mor ve daha nötr renkler.Teknove spor kıyafetler geri geliyor.Haute Couture-Jackie Onassis havası.
KADIN
· Trençkotlar, truvakar kollar.
· Yünden mantolar, modern hacimler.
· Çok metal kullanılmıyor, düğme yerine mıknatıs kullanılıyor.
· Şişme montlar, yüksek bel kemerler, maksi yakalar.
· Tişört elbiseler, yarasa kollu yağmurluk içine kısa elbise ile seksi bir hava.
· Ayakta renkli tozluklar, yalancı kürkler.
· Jakar trikolar.Hacimler modernize edilmiş.
· Oversize mantoların altına jean giyiliyor.
· Tunikler ve elbiselerde etnik hava.
· Mantoların bir omzuna nakışlar yapılabilir.
· Eteklerde emprimeler, kurdeleler (halı-kilim desenleri gibi)
· Grafik etkiler, sokak sanatından ilham.
· Trikolar oversize.
ERKEK
· Kuzey forkloru ilhamı.
· Mantolarda patc-work.
· Yeni deriler.
· Parkalar montlar renkli ya da detayları renkli olabilir.
· Vintage renkler.
· Çok büyük kapşonlar.
· Şalvar stili pantolonlar.
· Slikondan fermuarlar.
· Kürklü mantolar içine yelekler.
DENİM KADIN
· Motorcu kayakçı havasında jeanler.
· Anatomik denim ceketler.
· 80’lerin yüksek belli jeanleri.
· Denimde mermer efekti, ağartılmış gibi.
DENİM ERKEK
· Erkeklerde de renkli pantolonlar.
· Mont ve ceketlerde renkli.
· Pantolonlarda pililer.
· Mumlanmış etkisi olan pantolonlar.
· Parlak viskoz kullanılan denimler.
· Geniş ve düşük ağlı jeanler...
Kaynak; HEDEF Sayı:174
30 Mart 2008 Pazar
WOOLMARK VE İTKİB SEMİNERİ İLE İLGİLİ NOTLAR

Mart ayını çok seviyorum. Kış sezonunun bitimden sonra, tüm seminer ve eğitimler bu ay içerisinde oluyor, aynı zamanda mağazalarda yaz mevsimini karşılayıp artık koleksiyonlarını ve defilelerini bu ay içerisinde sergilemiş oluyorlar. Sanat dolu bir ay geçirdim. Şimdi nerden başlasam bilemiyorum, yazacak o kadar çok şey varki?...
Eğitim ve seminerler, fashion lab defilesi ve sinemalarda bir ilk Karl Lagerfeld sırları ve dolu dolu tiyatro-opera…
Ayın başından başlıyalım. 5 Mart Woolmark semineri 2009 yaz’a ait sunumu yapılan seminerde 4 tema işlendi, 1) Delicate Vagaries 2) Metallim Alchemies 3)Techno Rainbow 4) Vision of Nature
1) Delicate Vagaries; Bayanı, ajurlu ve jakar desenli trikolardan oluşup, renkleri ise, mor, lila, bej, kemik, yeşil gibi renkler bu temada kendini gösteriyor. Erkeğinde, düşük yakalı ve V yaka trikolar ağırlıkta olup, renkleri, açık tonlardan oluşuyor. Açık mavi, açık yeşil, sütlü kahve, bej, mat gri, petrol v.b gibi..
2) Metallim Alchemies; Bayanı, çizgili, daire ve geometrik desenlerden oluşan trikolar olup, metalik renkleri burada fazlasıyla görebiliyoruz. Simli iplikler hem desenlerin geçişinde hem de çizgilerde kullanılmış. Onun dışında, fıstık yeşili, siyah ve petrol renkleri de mevcut. Erkeğinde de, geometrik desenler fazlasıyla ağırlıkta olup, bayanıyla bütün oluşturan metalik gri tonları, yeşilin göze çarpan uçuk tonlarını burada hissedebiliyoruz.
3) Techno Rainbow; Bayanında, çiçek desenli trikolarla, fırfır, büzgü ve pililerden oluşan hırka, kazak ve elbiseler yer alıyor. Renkler, mor-lila, degrade geçişler, baskı çeşitleri. Erkeğinde renkler çok canlı, sarı, pembe, yeşil, petrol, mavi olup, flok baskılar ve batik tarzı geçişler yer alıyor.
4) Vision of Nature; Bayanı, triko elbiseleriyle göze çarpıyor. Hırka, kazaklarda değişik aksesuar esprileri ve kumaş detayları kullanılmış. Renkleri ise, gül kurusu, pembe tonları, turkuaz, doğa renkleri. Erkeğinde ise, seramik ve çini desenlerinden ilham alınmış. Süveter ve hırkalar, ceketvari kapşonlu mont görünümlü çift taraflı hırkalar, aynı zamanda, degrade geçişler yine bu temada var. Renklerde alabildiğine canlı yaz renkleri.
2009 yaz temalarının sunumlarının dışında, ilginç trikodan yapılmış aksesuarlar da dikkatimizi çekti. Dikişsiz triko elbiseler, dikişsiz şapka, çok amaçlı farklı boylardan oluşan çantalar, atkı, bere, eldiven tozluk çeşitleri, pantolon askıları, panço, şal, kemer, kravat, papyon, pareo gibi ürünler stoll makinalarında yapılmış.
Bu gösterilerin ardından trikodaki ipliklere göre yıkama talimatlarının uygulanışı anlatılıp, farklı ipliklerin kullanımından örülmüş trikoların görüntüleri ilginçti. Yıkanan ve yıkanmayan ipliklerdeki keçe görünümü ve yıkanınca renk değiştiren degrade görünüşlü iplikler incelenmeye değerdi.
Gelelim 11 Mart İTKİB seminerine, Promostyl (2009 Yaz Trendleri) burada da 4 tema işlenmiş.
1) Utopia (Ütopya); Sanal ile gerçek arasındaki sınırda en doğal yoldan birleşme olasılığı. Renkler, belirsiz ve gizliliğin dumanlı tonlarda yansıması. Su ve hava, geçici, ışıltılı buğulu tonlar… petrol mavisinin izleri. Kadın, erkek ceketi ile combine t-shirtvari elbiselerin geleceğin izlerini taşıyan dikimlerde kıvrımlı ve hareketli kesimleri hakim. Erkek, daha kullanışlı, ergonomik kesimlerin hakim olduğu ‘’ eco yüksek teknoloji’’ ile üretilmiş modeller.
2) Euphoria (Keyif); Etnik ile kentsel arasındaki sınırda yeni bütünsel cazibe. Renkler; coşkulu, yaza uygun rengarenk, ışıltılı ve enerjik, pastel dokunuşları olan renk cümbüşüne sahip. Kadın, ‘’ kolay yaşam’’ teması sayesinde yumuşayan hacimlerin tek renk kullanımı ile sadeleşmiş hali hakim. Süveter elbiseler, yarasa kollar terzi elinden çıkma görüntü, dozunda ayarlanmış aksesuar kullanımı mevcut. Erkek, rengarenk, buruşmaz spor giyim ve takım elbise yelpazesi mevcut. Sofistike kesimler, ince dikimler.
3) Academic (Akademik); Klasisizm ve Avant-Garde arasındaki sınırdaki çağdaş mükemmellik. Renkler, ‘’club’’ esintili klasik renkler. Opak renkler ile pastel tonların birleşiminin parlak mor ve mavi ile karışımını barındırıyor. Kadın, antik yunan ile 80’lerin Japon tasarımcılarının yapı bozucu hacimlerinin bir araya gelmesi. Geniş yazlık montlar ve paçaları kıvrık pantolonlar. Erkek, minimalist düz çizgilerle bezeli ince, dar klasik kesimler ve spor giyimin birbiri ile uyumlu renkleri hakim.
4) Spectacle (gösteri); İyi ve kötü beğeni arasındaki sınırda kışkırtıcı ve tutkulu. Çok iddialı. Renkler, çok renkli vintage tarza sıcak, içten sarı ve pas rengi tonlar, gül kurusu ve kırmızı renkler eşlik ediyor, bunlara ek olarak retro mavi ve yeşilleri de içinde barındırıyor. Kadın, ‘’ kitsch olan da kadınsı olabilir’’ düşüncesinden hareketle yüksek bel kesimleri, uçuşan pantolonlar ve ‘’oyun kartı’’ motiflerinin hakim olduğu üstler. Dozunda ayarlanmış aksesuar kullanımı mevcut. Erkek, kent yaşamından sörfçü tarzının hakim olduğu sportif görüntüyü ortaya çıkartan desenler ve kesimler, mendiller ve 50’lerin jean pantolonları… ‘’ show-off’’ ruhuyla yaratılmış aksesuarlarda tamamlayıcı.
Bunların hepsini bir arada hiçbir yerde bulamazsınız değerini bilin ve paylaşmasını bilin. :)
20 Ocak 2008 Pazar
HAYATA DAİR :)

Güzel şeylerin olsun, ama bunların esiri olma. Bunlara sahip ol, ama onların sana sahip olmasına izin verme. Hayatının ana amacını çok daha önemli çabalara ayır. Örneğin en yüksek potansiyelini keşfetmek gibi, kendini başkalarına adamak ve kendinden çok daha yüce bir şey uğruna yaşamak gibi. Başarı güzel şey, ama oyunun asıl adı ‘’mana’’ dır.
Bizim kazanmamız için mutlaka birinin kaybetmesi gerektiği yolunda yanlış varsayıma sahibiz. Birinin sana elini uzatması için, önce sen o insanın yüreğine dokunmalısın.
Başarılı ve doyuma ulaşmış insanlar düşünmeye, plan yapmaya zaman ayırır. Hayatlarını uyanık yaşarlar. Çünkü her günün inanılmaz değerli bir armağan olduğunu bilirler. Buna inanmıyorsanız eve giderken hastaneye uğrayıp, kanser koğuşunda birileriyle konuş. Bir gün fazla yaşamak için neleri feda edeceklerini sor?
Çoğu insanın kalabalığı izlediği, kendi rüyasını yaşamak yerine herkesin yaptığını yapmaya çalıştığı bir dünyada yaşadığımıza inanmak zor. Bir insanın yaşayabileceği en büyük pişmanlık, ömrünün sonuna vardığında rüyalarını yaşamamış olmaları ve hayallerini gerçekleştirememiş olmalarıdır. Çık arenaya, eleştirenleri unut, sana verilen günlerin armağanıyla özgürce büyük oyna. Hayat kısa, yıllar tıpkı sıcak kumsalda parmaklarının arasından akan kumlar gibi çabucak akıp gidiyor. İnsan kendilerini özel hissedip, parıldamak, yeteneklerini gün ışığına çıkarmak için yaratılmışlardır. Bunu gerçekleştirmek için fazla gecikmemek gerek. Hayatta bir tek başarısızlık vardır, o da denememektir. En büyük başarısızlık, en yüce oyununu oynamak istememektir, seni ürküten yerlere doğru yürümemektir.
Yaşamın vermediğiniz sevgiyle, kullanmadığınız güçle, hiçbir riske girmeyen bencilce bir sakınmayla ve acıdan kaçıp mutluluğu da kaçırarak harcandığına, yaşadığım her yıl giderek daha çok ikna oluyorum. Hayatta bir kez olsun dizginleri gevşetmekten kimseye zarar gelmez.
Uyudum rüyamda, hayatın sevinç olduğunu gördüm, sonra uyandım, hayatın görev olduğunu anladım.
Hayat şimdi yaşanır. Geçmiş zaman bir mezardır, geçmişin eseri olmayın, geleceğin mimari olun. Geçmişiniz çok iyiyse size ışık tutsun ama kötüyse bırakın onları mezarlarda yerlerini bulsun. Geçmişteki hatalarını büyümek, öğrenmek ve ders almak için kullan. Sürekli hayatı dikiz aynasına bakarak yaşayamayız, önümüze bakıp yol almalıyız.
Gelecekle ilgili plan yapıp, hedef ve ideallerimizi belirlemeliyiz. Programlı davranmak her zaman işe yarar. Yalnızca şimdiki zaman odaklanırsan, mutlu insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökte yıldızlar olduğunu, bizi sevenlerin olduğunu görürüz. Hayat da o zaman bizim için bir eğlenceye dönüşür ve koskoca festival olur. Hayatın sınavları, bilgelik toplamak için fırsattır, eğer istersek kendi otantik gücümüzün daha çoğunu hatırlamak için vesiledir. Ama unutmayalım, her hayatın içinde zaferler, güzel zamanlar da vardır. Zorluklar kalıcı değildir. Engeller de öyle. Hiçbir acı ebediyete kadar sürmez. Biz o acıyı yaşarken, sanki hiç geçmeyecekmiş gibi gelir, ama öyle değildir. Zor dönemler bizi yontar, daha iyi hale getirir. Eğer bu doğa kanunlarına dikkat etmeyi seçer, hayatımızı onlara derin bir saygı göstererek yaşarsak, otoyolda geçen zamanımız daha çok, yan yollarda, zorluklarla boğuşarak geçen zamanımız daha az olur. Böylelikle çekeceğimiz acı miktarını büyük ölçüde azaltabiliriz. Bu dünyaya tesadüfen gelmedik, hepimiz bir amaç uğruna geldik. O amaç da, büyüyüp dağ olmak, küçülüp kum tanesi olmak değil.
Hayallerinizi sevin, ideallerinizi sevin; yüreğiniz kıpırdatan müziği, zihninizi biçimlendiren güzelliği, en soylu düşünceleriniz sarmalayan güzelliği sevin, çünkü bunlardan tüm sevinç dolu koşullar, cennetsi ortamlar doğacaktır; eğer bunlara sadık kalırsanız, dünyanız sonunda mutlaka kurulacaktır.
Bizim kazanmamız için mutlaka birinin kaybetmesi gerektiği yolunda yanlış varsayıma sahibiz. Birinin sana elini uzatması için, önce sen o insanın yüreğine dokunmalısın.
Başarılı ve doyuma ulaşmış insanlar düşünmeye, plan yapmaya zaman ayırır. Hayatlarını uyanık yaşarlar. Çünkü her günün inanılmaz değerli bir armağan olduğunu bilirler. Buna inanmıyorsanız eve giderken hastaneye uğrayıp, kanser koğuşunda birileriyle konuş. Bir gün fazla yaşamak için neleri feda edeceklerini sor?
Çoğu insanın kalabalığı izlediği, kendi rüyasını yaşamak yerine herkesin yaptığını yapmaya çalıştığı bir dünyada yaşadığımıza inanmak zor. Bir insanın yaşayabileceği en büyük pişmanlık, ömrünün sonuna vardığında rüyalarını yaşamamış olmaları ve hayallerini gerçekleştirememiş olmalarıdır. Çık arenaya, eleştirenleri unut, sana verilen günlerin armağanıyla özgürce büyük oyna. Hayat kısa, yıllar tıpkı sıcak kumsalda parmaklarının arasından akan kumlar gibi çabucak akıp gidiyor. İnsan kendilerini özel hissedip, parıldamak, yeteneklerini gün ışığına çıkarmak için yaratılmışlardır. Bunu gerçekleştirmek için fazla gecikmemek gerek. Hayatta bir tek başarısızlık vardır, o da denememektir. En büyük başarısızlık, en yüce oyununu oynamak istememektir, seni ürküten yerlere doğru yürümemektir.
Yaşamın vermediğiniz sevgiyle, kullanmadığınız güçle, hiçbir riske girmeyen bencilce bir sakınmayla ve acıdan kaçıp mutluluğu da kaçırarak harcandığına, yaşadığım her yıl giderek daha çok ikna oluyorum. Hayatta bir kez olsun dizginleri gevşetmekten kimseye zarar gelmez.
Uyudum rüyamda, hayatın sevinç olduğunu gördüm, sonra uyandım, hayatın görev olduğunu anladım.
Hayat şimdi yaşanır. Geçmiş zaman bir mezardır, geçmişin eseri olmayın, geleceğin mimari olun. Geçmişiniz çok iyiyse size ışık tutsun ama kötüyse bırakın onları mezarlarda yerlerini bulsun. Geçmişteki hatalarını büyümek, öğrenmek ve ders almak için kullan. Sürekli hayatı dikiz aynasına bakarak yaşayamayız, önümüze bakıp yol almalıyız.
Gelecekle ilgili plan yapıp, hedef ve ideallerimizi belirlemeliyiz. Programlı davranmak her zaman işe yarar. Yalnızca şimdiki zaman odaklanırsan, mutlu insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökte yıldızlar olduğunu, bizi sevenlerin olduğunu görürüz. Hayat da o zaman bizim için bir eğlenceye dönüşür ve koskoca festival olur. Hayatın sınavları, bilgelik toplamak için fırsattır, eğer istersek kendi otantik gücümüzün daha çoğunu hatırlamak için vesiledir. Ama unutmayalım, her hayatın içinde zaferler, güzel zamanlar da vardır. Zorluklar kalıcı değildir. Engeller de öyle. Hiçbir acı ebediyete kadar sürmez. Biz o acıyı yaşarken, sanki hiç geçmeyecekmiş gibi gelir, ama öyle değildir. Zor dönemler bizi yontar, daha iyi hale getirir. Eğer bu doğa kanunlarına dikkat etmeyi seçer, hayatımızı onlara derin bir saygı göstererek yaşarsak, otoyolda geçen zamanımız daha çok, yan yollarda, zorluklarla boğuşarak geçen zamanımız daha az olur. Böylelikle çekeceğimiz acı miktarını büyük ölçüde azaltabiliriz. Bu dünyaya tesadüfen gelmedik, hepimiz bir amaç uğruna geldik. O amaç da, büyüyüp dağ olmak, küçülüp kum tanesi olmak değil.
Hayallerinizi sevin, ideallerinizi sevin; yüreğiniz kıpırdatan müziği, zihninizi biçimlendiren güzelliği, en soylu düşünceleriniz sarmalayan güzelliği sevin, çünkü bunlardan tüm sevinç dolu koşullar, cennetsi ortamlar doğacaktır; eğer bunlara sadık kalırsanız, dünyanız sonunda mutlaka kurulacaktır.
Etiketler:
başarı hikayeleri,
eğitim,
hayat,
hikaye,
kişisel gelişim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















